info@arcahukuk.com
Topçu Mh. Şehit Murat Üçöz Cad. No:49/2 Etimesgut Ankara
Pzt - Cum 09:00-18:00 & Cmt 10:00-18:00
Türkçe
EnglishTürkçe
0312 261 40 01
0533 297 40 01
DAVA TAKİBİRandevu
  • ANASAYFA
  • KURUMSAL  
    Hakkımızda
  • HUKUK DALLARI  
    İş HukukuAile ve Boşanma HukukuCeza HukukuTüketici HukukuTazminat HukukuArabuluculukİcra ve İflas HukukuTümü
  • HUKUK HABERLERİ
  • İLETİŞİM

Yabancı Boşanma Kararının Tanınması ve Tenfizi 2026

  • Anasayfa
  • Hukuki Haberler
  • Yabancı Boşanma Kararının Tanınması ve Tenfizi 2026
Hukuki Haberler

Yabancı Boşanma Kararının Tanınması ve Tenfizi 2026

Yurt dışında verilen bir boşanma kararının Türkiye’de hangi şekilde sonuç doğuracağı, özellikle yurt dışında yaşayan Türk vatandaşları ve yabancı eşle evlenmiş kişiler açısından önemli bir hukuki konudur.

Almanya, Hollanda, Fransa, Belçika, İngiltere, Amerika Birleşik Devletleri veya başka bir ülkede boşanmış olmak, her durumda Türkiye’deki nüfus kaydının kendiliğinden değişeceği anlamına gelmez.

Ancak günümüzde yabancı boşanma kararlarının Türkiye’de geçerli hale getirilmesi bakımından yalnızca “tanıma ve tenfiz davası” seçeneğinden söz etmek de doğru değildir.

5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 27/A maddesi kapsamında belirli şartları taşıyan yabancı boşanma kararlarının nüfus müdürlükleri veya Türkiye’nin dış temsilcilikleri aracılığıyla doğrudan nüfus kütüğüne tescil edilmesi mümkündür.

Bu şartların oluşmadığı durumlarda veya yabancı mahkeme kararında nafaka, tazminat gibi Türkiye’de icra edilmesi gereken hükümler bulunması halinde ise 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun kapsamında tanıma veya tenfiz yolunun değerlendirilmesi gerekebilir.

Bu yazıda yabancı boşanma kararlarının Türkiye’de tanınması, tenfizi ve nüfus kütüğüne tescili arasındaki farklar güncel mevzuat çerçevesinde ele alınmaktadır.

Yabancı Bir Ülkede Boşanmak Türkiye’de Otomatik Olarak Geçerli midir?

Yabancı ülkede verilen bir boşanma kararının o ülkede kesinleşmiş olması, Türkiye’deki bütün hukuki sonuçların kendiliğinden ortaya çıkması için her durumda yeterli değildir.

Örneğin yabancı ülkede boşanan kişinin Türk nüfus kayıtlarında hâlâ evli görünmesi mümkün olabilir.

Bu durum yeniden evlenme, mirasçılık, soyadı, aile kayıtları ve boşanmaya bağlı diğer hukuki ilişkiler bakımından sorunlara yol açabilir.

Bu nedenle yabancı boşanma kararının Türkiye’de hukuki sonuç doğurabilmesi için somut olayın özelliklerine göre nüfusa tescil, tanıma veya tenfiz işlemlerinden hangisinin gerekli olduğunun belirlenmesi gerekir.

Aile hukukuna ilişkin diğer süreçler hakkında genel bilgi için Aile ve Boşanma Hukuku çalışma alanı sayfamız incelenebilir.

Tanıma Nedir?

Tanıma, yabancı bir mahkeme kararının Türkiye’de kesin hüküm veya kesin delil etkisinin kabul edilmesini ifade eder.

5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 58. maddesine göre yabancı mahkeme ilamının Türkiye’de kesin delil veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi, kanunda belirtilen tanıma şartlarının gerçekleşmesine bağlıdır.

Boşanma kararının yalnızca evliliği sona erdiren bölümünün Türkiye’de hukuken kabul edilmesi söz konusu olduğunda, klasik anlamda tanıma gündeme gelir.

Örneğin yabancı bir mahkemenin tarafların boşanmalarına karar verdiği ve bu kararın Türkiye’de medeni durum bakımından sonuç doğurmasının istendiği bir olayda tanıma söz konusu olabilir.

Ancak 5490 sayılı Kanun’un 27/A maddesi nedeniyle günümüzde uygun şartları taşıyan bazı yabancı boşanma kararları bakımından mahkemede tanıma davası açmadan da idari tescil yapılabilmektedir.

Tenfiz Nedir?

Tenfiz, yabancı bir mahkeme kararının Türkiye’de icra edilebilir hale gelmesini ifade eder.

MÖHUK’un 50. maddesine göre yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve kararın verildiği devlet hukukuna göre kesinleşmiş kararların Türkiye’de icra edilebilmesi, yetkili Türk mahkemesinin tenfiz kararına bağlıdır.

Tanıma ile tenfiz arasındaki temel fark burada ortaya çıkar.

Tanıma, yabancı kararın hukuki varlığının ve kesin hüküm etkisinin Türkiye’de kabul edilmesine yönelikken; tenfiz, yabancı kararın Türkiye’de cebri icraya konu olabilecek hükümlerinin uygulanabilmesini sağlar.

Tanıma ile Tenfiz Arasındaki Fark Nedir?

Yabancı boşanma kararlarında tanıma ve tenfiz çoğu zaman birlikte anılmakla birlikte aynı hukuki işlem değildir.

Konu

Tanıma

Tenfiz

Temel amaç

Yabancı kararın Türkiye’de kesin hüküm veya kesin delil etkisinin kabulü

Yabancı kararın Türkiye’de icra edilebilmesi

Tipik örnek

Boşanma hükmünün Türkiye’de kabul edilmesi

Nafaka veya para alacağının Türkiye’de tahsili

Hukuki dayanak

MÖHUK m.58

MÖHUK m.50 ve devamı

Cebri icra

Tek başına amaç değildir

Temel işlevlerinden biridir


Yabancı karar yalnız tarafların boşanmalarına ilişkinse tanıma veya şartları varsa 5490 sayılı Kanun kapsamında nüfusa doğrudan tescil yeterli olabilir.

Buna karşılık yabancı mahkeme kararında nafaka veya tazminat gibi Türkiye’de yerine getirilmesi gereken hükümler varsa tenfiz gereksinimi ayrıca değerlendirilmelidir.

Her Yabancı Boşanma Kararı İçin Tanıma Davası Açmak Gerekir mi?

Hayır.

2017 yılında 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’na eklenen 27/A maddesi ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan yönetmelik, yabancı ülkelerde verilen bazı boşanma kararlarının Türk mahkemelerinde ayrıca tanıma davası açılmadan nüfus kütüğüne tescil edilmesine imkan sağlamıştır.

Bu düzenleme yabancı ülkede boşanmış kişilerin yalnız medeni durum kayıtlarını düzeltmek amacıyla her durumda mahkemeye başvurması gerekliliğini önemli ölçüde azaltmıştır.

Ancak idari tescil yolu bütün yabancı kararlar ve bütün hukuki sonuçlar için yeterli değildir.

Yabancı boşanma kararının niteliği, tarafların vatandaşlık durumu, kararın kesinleşip kesinleşmediği ve kararda boşanma dışında icra edilmesi gereken başka hükümlerin bulunup bulunmadığı birlikte değerlendirilmelidir.

Yabancı Boşanma Kararının Nüfus Kütüğüne Doğrudan Tescili

5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 27/A maddesine göre yabancı ülke adli veya idari makamlarınca verilen boşanma, evliliğin butlanı, iptali veya evliliğin mevcut olup olmadığının tespitine ilişkin bazı kararlar nüfus kütüğüne tescil edilebilir.

Bunun için kararın, kararın verildiği devlet hukukuna göre yetkili adli veya idari makam tarafından verilmiş olması, usulüne uygun şekilde kesinleşmesi ve Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmaması gerekir.

Taraflar başvuruyu bizzat yapabilecekleri gibi kanuni temsilcileri veya vekilleri aracılığıyla da gerçekleştirebilir.

Tarafların başvuru makamında aynı anda hazır bulunmaları zorunlu değildir. Başvurular ayrı zamanlarda yapılırsa mevcut yönetmeliğe göre iki müracaat arasındaki süre doksan günü geçmemelidir.

Taraflardan birinin ölmüş veya yabancı olması halinde Türk vatandaşı olan diğer tarafın veya vekilinin tek başına başvurabilmesine ilişkin özel düzenlemeler de bulunmaktadır.

Nüfusa Tescil Başvurusu Nereye Yapılır?

Başvuru yurt dışında, yabancı kararın verildiği ülkedeki Türk dış temsilciliğine yapılabilir.

Türkiye’de ise taraflardan birinin yerleşim yerindeki ilgili nüfus müdürlüğüne başvurulabilir.

Türkiye’de yerleşim yeri bulunmayan kişiler bakımından yönetmelikte belirlenen il nüfus ve vatandaşlık müdürlüklerine başvuru imkanı bulunmaktadır.

Somut başvuruda yetkili kurumun ve güncel başvuru usulünün işlem öncesinde kontrol edilmesi faydalıdır.

Nüfusa Doğrudan Tescil İçin Hangi Belgeler Gerekir?

İdari tescil başvurusunda yabancı kararın aslı veya usulüne uygun onaylanmış örneği, kararın kesinleştiğini gösteren belge, gerekli onay ve tercümeler ile kimlik belgeleri önem taşır.

Kararda kesinleşme şerhi bulunmuyorsa kararın verildiği ülke hukukuna göre kesinleştiğini gösteren ayrı bir belge gerekebilir.

Yabancı dilde düzenlenen belgelerin yönetmelikte öngörülen şekilde Türkçe tercümelerinin hazırlanması gerekir.

Vekil aracılığıyla yapılan başvurularda ise yönetmeliğin aradığı nitelikte özel vekâletname sunulması gerekir.

Belgelerin apostil, konsolosluk tasdiki veya tercüme koşulları kararın verildiği ülkeye ve belgenin niteliğine göre ayrıca değerlendirilmelidir.

Nüfusa Tescil Talebi Reddedilirse Ne Olur?

5490 sayılı Kanun m.27/A, idari tescil şartlarının yerine getirilmediği gerekçesiyle başvurunun reddedilmesi halinde yabancı kararın Türkiye’de tanınmasının 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun hükümlerine göre yapılabileceğini düzenlemektedir.

Dolayısıyla nüfus müdürlüğü veya dış temsilcilik üzerinden tescilin mümkün olmaması, yabancı boşanma kararının Türkiye’de hiçbir şekilde sonuç doğuramayacağı anlamına gelmez.

Bu durumda mahkeme yoluyla tanıma veya olayın niteliğine göre tenfiz seçeneği gündeme gelebilir.

Hangi Durumlarda Tanıma veya Tenfiz Davası Gerekebilir?

İdari tescilin şartlarının bulunmadığı durumlarda yabancı boşanma kararının mahkeme yoluyla tanınması gerekebilir.

Ayrıca yabancı karar yalnız boşanma hükmü içermeyip Türkiye’de yerine getirilmesi gereken mali veya başka icrai hükümler de içeriyorsa tenfiz konusu ayrıca değerlendirilmelidir.

Örneğin yabancı mahkeme kararında ödenmesine hükmedilen nafakanın Türkiye’de cebri icra yoluyla tahsil edilmek istenmesi, yalnız medeni durumun nüfus kütüğüne işlenmesinden farklı bir hukuki ihtiyaçtır.

Nafaka konusunda ayrıca Nafaka Davası başlıklı yazımız incelenebilir.

Velayet ve çocukla kişisel ilişkiye ilişkin yabancı kararlar ise çocuğun üstün yararı, kararın niteliği ve uluslararası aile hukuku kuralları dikkate alınarak ayrıca değerlendirilmelidir.

Velayet hakkında genel bilgi için Ortak Velayet başlıklı içeriğimizden yararlanılabilir.

Tanıma ve Tenfiz Şartları Nelerdir?

5718 sayılı MÖHUK, yabancı mahkeme kararlarının tenfizine ilişkin temel şartları 54. maddede düzenlemektedir.

Buna göre kararın Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması, Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmaması ve kendisine karşı tenfiz istenen kişinin savunma hakkının kanunda belirtilen şekilde ihlal edilmemiş olması temel değerlendirme konuları arasındadır.

Tenfiz bakımından ayrıca Türkiye ile kararın verildiği ülke arasında anlaşmaya, kanuni düzenlemeye veya fiili uygulamaya dayanan karşılıklılık şartı gündeme gelir.

Tanımada ise MÖHUK m.58 gereğince tenfizde aranan karşılıklılık şartı uygulanmaz.

Yabancı mahkeme kararının, verildiği ülke hukukuna göre kesinleşmiş olması da tanıma ve tenfiz bakımından temel koşullardan biridir.

Kamu Düzenine Aykırılık Ne Anlama Gelir?

Türk mahkemesi tanıma veya tenfiz incelemesinde yabancı mahkeme kararının Türk kamu düzenine açıkça aykırı olup olmadığını değerlendirir.

Kamu düzenine aykırılık, yabancı hukukta kullanılan her farklı kuralın veya Türk hukukundan farklı her sonucun tanıma veya tenfize engel olması anlamına gelmez.

Burada yabancı kararın Türkiye’de sonuç doğurmasının Türk hukuk düzeninin temel değerleriyle açık ve ciddi bir çatışma oluşturup oluşturmadığı değerlendirilir.

Bu inceleme yabancı davanın yeniden görülmesi anlamına gelmez. Tanıma ve tenfiz mahkemesi kural olarak yabancı mahkemenin uyuşmazlığın esasına ilişkin değerlendirmesini baştan yapmaz; kanunda belirtilen tanıma ve tenfiz şartlarını inceler.

Savunma Hakkının Korunması Neden Önemlidir?

MÖHUK m.54 uyarınca yabancı yargılamada kendisine karşı karar verilen kişinin usulüne uygun şekilde mahkemeye çağrılması ve temsil imkanına sahip olması önemlidir.

Kişinin yabancı mahkemede usulüne uygun şekilde çağrılmadığı, temsil edilmediği veya ilgili ülke hukukuna aykırı şekilde yokluğunda karar verildiği durumlarda bu hususlar tenfiz sürecinde itiraz konusu olabilir.

Bu nedenle yabancı mahkeme dosyasındaki tebligat ve savunma süreci tanıma-tenfiz başvurusundan önce incelenmelidir.

Tanıma ve Tenfiz Davasında Hangi Belgeler Gerekir?

MÖHUK m.53 uyarınca yabancı mahkeme kararının usulüne uygun şekilde onaylanmış aslı veya kararı veren yargı organı tarafından onaylanmış örneği ile onaylı tercümesinin sunulması gerekir.

Ayrıca kararın kesinleştiğini gösteren ve ilgili ülke makamlarınca usulüne uygun şekilde onaylanmış belge veya yazı ile bunun onaylı tercümesi de dosyada bulunmalıdır.

Yabancı belgenin hangi onay işlemlerine tabi olduğu, kararın verildiği ülkenin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler ve belgenin niteliğine göre değişebilir.

Özellikle apostil ve tercüme işlemlerinin dava açılmadan önce eksiksiz hazırlanması, usule ilişkin gecikmelerin önüne geçebilir.

Tanıma ve Tenfiz Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme

MÖHUK m.51, tenfiz istemlerinde görevli mahkemeyi asliye mahkemesi olarak düzenlemektedir.

Aile hukukundan doğan yabancı boşanma kararlarının tanınması ve tenfizi bakımından ise özel görev kuralları ve aile mahkemelerinin görev alanı da dikkate alınmalıdır.

Yetki bakımından MÖHUK m.51’e göre dava, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin Türkiye’deki yerleşim yeri mahkemesinde; yerleşim yeri yoksa sakin olduğu yerde açılabilir.

Türkiye’de yerleşim veya sakin olunan bir yer bulunmuyorsa Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birine başvurulabilir.

Hangi mahkemenin görevli ve yetkili olduğunun somut dosya açısından dava açılmadan önce ayrıca kontrol edilmesi gerekir.

Tarafların Türkiye’ye Gelmesi Gerekir mi?

Tanıma ve tenfiz davası bakımından tarafların her durumda bizzat Türkiye’ye gelmesi gerektiği söylenemez.

Usulüne uygun bir vekâletname ile avukat aracılığıyla işlemlerin yürütülmesi mümkün olabilir.

Ancak kullanılacak vekâletnamenin yabancı ülkede düzenlenmesi halinde onay, apostil, konsolosluk ve tercüme işlemlerinin doğru şekilde yapılması gerekir.

Vekâletnamenin kapsamının yürütülecek işlemlere uygun olup olmadığı da ayrıca kontrol edilmelidir.

Tanıma ve Tenfiz Davası Ne Kadar Sürer?

Tanıma ve tenfiz davaları için bütün dosyalar bakımından geçerli kesin bir süre vermek mümkün değildir.

Karşı tarafa tebligatın yurt dışında yapılması, belgelerde eksiklik bulunması, kararın kesinleşme durumunun araştırılması, tarafların itirazları ve mahkemelerin iş yoğunluğu dava süresini etkileyebilir.

Özellikle yurt dışı tebligat süreçleri bazı dosyalarda yargılama süresinin uzamasına neden olabilir.

Bu nedenle “tanıma davası kesin olarak şu kadar ayda sonuçlanır” şeklinde genel bir değerlendirme yapmak doğru değildir.

Eski Eş Başvuruya Katılmazsa Ne Olur?

İdari tescil ile tanıma-tenfiz davası bu noktada birbirinden ayrılmalıdır.

5490 sayılı Kanun m.27/A kapsamındaki idari başvuruda tarafların durumuna ilişkin özel koşullar bulunmaktadır.

Tarafların her ikisinin Türk vatandaşı olduğu bazı durumlarda birlikte başvuru veya yönetmelikte öngörülen usul önem taşırken, taraflardan birinin yabancı veya ölmüş olması halinde Türk vatandaşı olan tarafın tek başına başvurusuna imkan veren düzenlemeler bulunmaktadır.

Mahkeme yoluyla tanıma veya tenfizde ise diğer tarafın davaya gönüllü olarak katılması şart değildir. Usulüne uygun şekilde davaya dahil edilmesi ve tebligat işlemlerinin yapılması gerekir.

Yabancı Boşanma Kararında Nafaka Varsa Ne Olur?

Yabancı mahkemenin boşanma kararıyla birlikte nafakaya da hükmetmiş olması halinde, boşanma kararının nüfus kütüğüne tescil edilmesi nafaka hükmünün Türkiye’de kendiliğinden cebri icra edilebilir hale geldiği anlamına gelmez.

Nafaka hükmünün Türkiye’de icra edilmesi bakımından kararın niteliği, uygulanabilecek uluslararası sözleşmeler ve MÖHUK hükümleri birlikte değerlendirilmelidir.

Somut olayın koşullarına göre nafaka hükmünün tenfizi veya başka bir uluslararası tahsil mekanizmasının kullanılması gündeme gelebilir.

Yabancı Boşanma Kararında Tazminat Varsa Ne Olur?

Yabancı mahkeme kararında maddi veya manevi tazminat niteliğinde bir ödeme yükümlülüğü bulunuyorsa bu hükmün Türkiye’de zorla yerine getirilmesi bakımından da tenfiz değerlendirmesi yapılması gerekebilir.

Boşanmanın nüfus kütüğüne işlenmesi ile para alacağının Türkiye’de icra edilebilmesi birbirinden farklı hukuki konulardır.

Bu nedenle yabancı kararın yalnız sonuç kısmındaki “boşanma” ifadesine değil, kararın bütün hükümlerine bakılması gerekir.

Yabancı Boşanma Kararında Velayet Düzenlenmişse Ne Olur?

Yabancı mahkeme kararında ortak çocukların velayetine veya çocukla kişisel ilişkiye ilişkin hükümler bulunabilir.

Bu hükümlerin Türkiye’deki etkileri yalnız tanıma-tenfiz kurallarıyla sınırlı olmayabilir.

Çocuğun mutad meskeni, çocuğun üstün yararı, uygulanabilecek uluslararası sözleşmeler ve sonradan ortaya çıkan koşullar da önem taşıyabilir.

Bu nedenle yabancı boşanma kararındaki velayet düzenlemesi her dosyada ayrıca değerlendirilmelidir.

Türkiye’de boşanma ve velayet süreçlerinin genel yapısı için Çekişmeli Boşanma Davası ve Hukuki Süreç başlıklı yazımız da incelenebilir.

Yabancı Anlaşmalı Boşanma Kararları da Türkiye’de Tanınabilir mi?

Yabancı ülkede tarafların anlaşması sonucunda verilen boşanma kararları da gerekli şartları sağlamaları halinde Türkiye’de sonuç doğurabilir.

Burada önemli olan kararın hangi makam tarafından verildiği, ilgili ülke hukukuna göre kesinleşip kesinleşmediği ve Türkiye’de hangi hukuki sonucun elde edilmek istendiğidir.

Karar yalnız medeni durumun değiştirilmesine yönelikse 5490 sayılı Kanun m.27/A kapsamında idari tescil imkanı öncelikle değerlendirilmelidir.

Kararda mali veya icrai hükümler bulunuyorsa tanıma ve tenfiz ayrımı ayrıca yapılmalıdır.

Türkiye’de anlaşmalı boşanmanın şartları hakkında bilgi için Anlaşmalı Boşanma Davası ve Şartları başlıklı yazımız incelenebilir.

Tanıma veya Tescil Yapılmazsa Ne Gibi Sorunlar Çıkabilir?

Yabancı boşanma kararının Türkiye’de gerekli hukuki işlemlerinin yapılmaması, kişinin nüfus kayıtlarında hâlâ evli görünmesine neden olabilir.

Bu durum yeni bir evlilik yapılması, mirasçılık ilişkileri, soyadı, nüfus kayıtlarının düzenlenmesi ve boşanmaya bağlı diğer hukuki işlemler bakımından sorun yaratabilir.

Bu nedenle yurt dışında boşanmış kişilerin Türkiye’deki medeni durum kayıtlarını da kontrol etmeleri önemlidir.

Tanıma ve Tenfiz Davasında Yabancı Mahkemenin Boşanma Sebebi Yeniden İncelenir mi?

Tanıma ve tenfiz davası, yabancı ülkede görülen boşanma davasının Türkiye’de baştan tekrar görülmesi değildir.

Türk mahkemesi kural olarak eşlerin neden boşandığını yeniden araştırarak yabancı mahkeme yerine yeni bir boşanma değerlendirmesi yapmaz.

İnceleme, yabancı kararın MÖHUK’ta belirtilen tanıma veya tenfiz koşullarını taşıyıp taşımadığı üzerinde yoğunlaşır.

Bu ayrım tanıma-tenfiz kurumunun temel özelliklerinden biridir.

Tanıma ve Tenfiz Kararının Etkisi Ne Zaman Başlar?

MÖHUK m.59’a göre yabancı mahkeme kararının kesin hüküm veya kesin delil etkisi, yabancı kararın kesinleştiği andan itibaren hüküm ifade eder.

Bu kural özellikle boşanma tarihiyle bağlantılı miras, mal rejimi veya başka hukuki uyuşmazlıklarda önem taşıyabilir.

Ancak bu hükmün somut olayda doğuracağı sonuçlar, ilgili uyuşmazlığın niteliğine göre ayrıca değerlendirilmelidir.

Sonuç

Yurt dışında verilen bir boşanma kararının Türkiye’de geçerli hale getirilmesi bakımından artık tek bir yöntem bulunmamaktadır.

Yabancı boşanma kararı gerekli şartları taşıyorsa 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 27/A maddesi kapsamında mahkemede dava açmadan nüfus kütüğüne tescil mümkün olabilir.

İdari tescilin şartları oluşmuyorsa yabancı kararın MÖHUK hükümleri kapsamında mahkeme yoluyla tanınması gündeme gelebilir.

Kararda nafaka, tazminat veya Türkiye’de icra edilmesi gereken başka hükümler bulunuyorsa yalnız boşanmanın nüfusa tescili yeterli olmayabilir ve tenfiz sürecinin ayrıca değerlendirilmesi gerekebilir.

Bu nedenle yabancı boşanma kararlarında ilk olarak “tanıma davası mı açılmalı?” sorusundan önce kararın içeriği, kesinleşme durumu, tarafların vatandaşlığı ve Türkiye’de hangi hukuki sonucun elde edilmek istendiği belirlenmelidir.

İlk Yayın Tarihi: 25 Temmuz 2022
Son Güncelleme: 17 Eylül 2026
Yazar: Av. Mehtap Kamalak

Temel Kaynaklar:

  • 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun m.50-59;
  • 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m.27/A;
  • Yabancı Ülke Adli veya İdari Makamlarınca Verilen Kararların Nüfus Kütüğüne Tescili Hakkında Yönetmelik.
Son Paylaşımlar
Hukuki Haberler
İlamsız İcra Takibi Nedir ve Nasıl Başlatılır? Adım Adım Güncel Rehber (2025)
Ticari veya bireysel ilişkilerden doğan ve vadesi gelmesine rağmen ödenmeyen alacaklar, her ...
Hukuki Haberler
Tahliye Taahhütnamesi Genel Bilgiler ve Kapsamlı Rehber
Kiracı ve ev sahibi ilişkileri, Türk hukuk sisteminin en dinamik ve en sık uyuşmazlık ...
Hukuki Haberler
Velayet Davası ve Merak Edilen Konular
Aile içi anlaşmazlıkların en hassas başlıklarından biri hiç şüphesiz velayet davasıdır. ...

İletişim

  • info@arcahukuk.com
  • 0312 261 40 01
  • 0533 297 40 01
  • Topçu Mh. Şehit Murat Üçöz Cad. No:49/2 Etimesgut Ankara
  • Mesaj Gönder
  • Kategoriler

    • Kurumsal
    • Hukuki Haberler
    • Emsal Kararlar
    • Çalışma Alanlarımız
    • Ekibimiz
    • Aile ve Boşanma Hukuku
    "Çünkü adalet herkesin hakkıdır."
    Arca Hukuk Danışmanlık Arabuluculuk Av. Mehtap KAMALAK
    Kurumsal
    • Anasayfa
    • Hakkımızda
    • İletişim
    Hukuk Dalları
    • Aile ve Boşanma Hukuku
    • Ceza Hukuku
    • İş Hukuku
    • Tüketici Hukuku
    • Arabuluculuk
    • Tümü
    Kategoriler
    • Hukuki Haberler
    • Emsal Kararlar
    İLETİŞİM
    info@arcahukuk.com
    0312 261 40 01
    Topçu Mh. Şehit Murat Üçöz Cad. No:49/2 Etimesgut Ankara
    Tüm Hakları Saklıdır Arca Hukuk © 2019
    umutcorp
    Çerez Bildirimi

    Sizlere mümkün olan en iyi deneyimi sağlayabilmemiz için tarama oturumunuz hakkında bilgi toplamak amacıyla çerezleri kullanıyoruz.