info@arcahukuk.com
Topçu Mh. Şehit Murat Üçöz Cad. No:49/2 Etimesgut Ankara
Pzt - Cum 09:00-18:00 & Cmt 10:00-18:00
Türkçe
EnglishTürkçe
0312 261 40 01
0533 297 40 01
DAVA TAKİBİRandevu
  • ANASAYFA
  • KURUMSAL  
    Hakkımızda
  • HUKUK DALLARI  
    İş HukukuAile ve Boşanma HukukuCeza HukukuTüketici HukukuTazminat HukukuArabuluculukİcra ve İflas HukukuTümü
  • HUKUK HABERLERİ
  • İLETİŞİM

Nafaka Davası

  • Anasayfa
  • Hukuki Haberler
  • Nafaka Davası
Hukuki Haberler

Nafaka Davası

Nafaka, boşanma davalarında sıklıkla karşılaşılan ve hukuki bir öneme sahip olan bir konudur. Boşanma sürecinde, eşler arasındaki maddi ve manevi dengenin korunması amacıyla ödenen nafaka, birçok hukuki detayı içinde barındıran karmaşık bir konsepttir. Bu makalede, nafaka kavramını genişçe ele alarak boşanma davalarındaki rolünü, türlerini, belirlenme kriterlerini ve uygulama süreçlerini detaylı bir şekilde inceleyeceğiz. Ayrıca, nafaka davalarında dikkate alınması gereken hukuki unsurları ve örnek mahkeme kararlarını da değerlendirerek bu önemli konunun geniş bir perspektiften anlaşılmasına katkı sağlayacağız.

Nafaka Nedir?

Nafaka nedir? Nafaka; Türk Medeni Hukuku'nda, boşanma, ayrılık veya yoksulluk nedeniyle bir tarafın diğerine maddi destek sağlamak amacıyla ödenen düzenli ödemeleri ifade eder. Sözlükteki tanımıyla, nafaka; bir kimsenin, hukuki bir yükümlülük altında, başka bir kişiye belli bir dönem boyunca maddi destek sağlamak amacıyla yaptığı düzenli ödemelerdir.
Nafakanın tarihi, hukuk sistemlerinin evrimiyle birlikte değişim göstermiştir. Antik Roma'dan günümüze kadar pek çok medeniyetin hukuk sistemlerinde, nafaka benzeri düzenlemelere rastlanmaktadır. Geleneksel olarak, ailenin ekonomik denge ve refahını koruma amacını taşıyan nafaka, zaman içinde toplumsal normlara ve hukuki düzenlemelere bağlı olarak evrim geçirmiştir. Bu evrim, toplumun değerleri, cinsiyet rolleri ve ekonomik koşullar gibi faktörlere bağlı olarak şekillenmiştir. Günümüzde de nafakanın miktarı, nafaka artırımı v.b. gibi nedenlerle halen güncel değişiklikler yaşanmakta ve bu tür durumlar nafaka davası konusu olmaktadır.

Nafaka Davası

Nafaka davası, boşanma davası (anlaşmalı veya çekişmeli) başvurusunda nafaka talebinde bulunmayan tarafın, boşanma davasının kesinleşmesi sonrasında açılabilecek ayrı bir davadır. Boşanma davasında nafaka talebinde bulunulmaması sonradan bu davanın açılamayacağı anlamına gelmez. Boşanma başvurularında bu haktan açıkça feragat edilmediği hallerde nafaka davası açmak mümkündür. Ancak anlaşmalı boşanma davalarında durum farklıdır. Anlaşmalı boşanma davalarında bir kusur söz konusu olmadığından nafaka davası açılamaz. Sadece çocuğun üstün hakkını korumak adına iştirak nafakası talebiyle dava açılabilir.

Türk Medeni Kanununda Nafaka

Medeni Kanunumuzda nafaka Madde 174 ve devamında tanımlanmıştır. Madde 175 de, “boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.” hükmü bulunmaktadır.

Nafakanın Ödenme Biçimi

Mahkeme nafakanın ne şekilde ödeneceğine karar verebilir. Bu konuyla ilgili 176. maddede “tazminat ve yoksulluk nafakasının toptan veya durumun gereklerine göre irat biçiminde ödenmesine karar verilebilir.” hükmüne yer verilmiştir.

Nafaka süresi olarak; nafaka ödenen tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü halinde nafaka ödemesi kendiliğinden kalkar. Alacaklı tarafın resmi evlenme olmaksızın, fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi halinde mahkeme kararıyla nafaka ödenmesine son verilir.

Burada şu soruların cevapları da verilmektedir. Hangi durumlarda nafaka ödenmez? Erkek hangi hallerde nafaka ödemez? Kadın hangi durumda nafaka alamaz? Gibi soruları genel olarak toplarsak, nafaka ödenmeyecek halleri şu şekilde sıralayabiliriz;

  • Taraflardan birinin ölümü,
  • Alacaklı tarafın resmi evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması,
  • Yoksulluğun ortadan kalkması,
  • Alacaklının haysiyetsiz hayat sürmesi

Hallerinde nafaka ödenmez.

Nafaka Miktarının Değişmesi

Kanunumuzda yine bu konuya da değinilmiş ve “tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir” hükmü getirilmiştir. Bu durum nafaka artırım davası olarak ta çok merak edilen konulardan birisidir. Yazımızın ilerleyen bölümlerinde nafaka artırım davası konusuna değinilecektir. Belirlenecek nafaka miktarı çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak mahkemece belirlenir. Yine bu miktarın belirlenmesinde çocuğun gelirleri de göz önünde bulundurulur.

Nafaka Çeşitleri

Nafaka hukuki durumlar, ihtiyaç ve amaca göre farklılık gösterir.  Nafaka, genellikle boşanma davalarında, ayrılık süreçlerinde veya ekonomik güçlük çeken tarafın korunması amacıyla talep edilir. Bu bağlamda, nafaka türleri Tedbir nafakası, yoksulluk nafakası, iştirak nafakası ve yardım nafakası olarak dört bölümde ele alınır. Şimdi bu bölümleri tek tek ele alalım.

Tedbir Nafakası

Tedbir nafakası, boşanma davası sürecinde veya ondan önce, ekonomik olarak daha zayıf durumda olan eşin, diğer eşten talep edebileceği bir nafaka türüdür. Bu nafaka için kusur şartı aranmaz; örneğin, aldatılan eş dahi tedbir nafakası talep edebilir.
Medeni Kanun'un 169 ve 197. maddelerinde düzenlenen tedbir nafakası, boşanma davası açılmadan önce veya açıldıktan sonra talep edilebilir:

Boşanma Davası Açılmadan Önce Tedbir Nafakası

Eşlerden biri, herhangi bir boşanma talebi olmadan ayrı yaşama hakkını haklı sebep göstererek ispatladığında diğer eşten tedbir nafakası talep edebilir. Bu durum, eşin uyuşturucu bağımlısı olması, şiddet uygulanması, aldatma veya eşten habersiz evin bir bölümünün kiraya verilmesi gibi durumları içerebilir. Talep eden eş, haklılığını her türlü delil ile ispat edebilir.

Boşanma Davası Açıldıktan Sonra Tedbir Nafakası

Boşanma davası açıldıktan sonra, hakim davanın devamı süresince, özellikle eşlerin barınması, geçimi, mallarının yönetimi ve çocukların bakımı konusunda gerekli olan geçici önlemleri re'sen alır.
Tedbir nafakasının miktarını belirleme yetkisi hakime aittir, ancak bu takdirde belirli kriterler göz önünde bulundurulur. Eşlerin maddi durumu, iş hayatları, malvarlıkları, çocukların yaşları ve eğitim durumları, ortak konutun durumu gibi faktörler dikkate alınarak adil bir miktar belirlenir.

Tedbir nafakası, geçici bir tedbirdir ve boşanma davası kesinleşene kadar devam eder. Ödenmemesi durumunda, alacaklı taraf icra takibi başlatabilir, ancak cezai bir sorumluluk söz konusu değildir.
Özetle, tedbir nafakası, boşanma veya ayrılık davası sürecinde maddi desteğe ihtiyaç duyan eşin geçici olarak korunmasını sağlayan bir önlemdir. Bu süreçte, mahkeme tarafından belirlenen kriterlere göre adil bir miktar tespit edilir ve boşanma davası kesinleşene kadar devam eder.

İştirak Nafakası

İştirak nafakası, velayeti kendisine verilmeyen eş aleyhine, ergin olmayan çocuk lehine herhangi bir talep olmaksızın da hakim tarafından hükmedilen nafaka türüdür. Bu nafaka türünde eşlerin kusur durumunun hiçbir önemi yoktur. Bu nafaka türündeki amaç ergin olmayan çocuğun yetiştirilmesi, sağlık barınma, eğitim vs. giderlerine velayet kendisine verilmeyen eşin mali gücü oranında katılmasını sağlamaktır. (TMK m.182/2)

İştirak nafakası çocuğun giderlerini konu alan nafaka türüdür. Velayet hakkını alamayan eş diğer eşe çocuğun masraflarını karşılayabilmesi amacıyla para temin eder. İştirak nafakasına hâkim istem olmadan resen hükmeder. İştirak nafakası da aynı tedbir nafakası gibi kusur aranmaksızın verilen bir ödemedir.

Mahkeme tarafından daha önce tedbir nafakası adı altında ödenmesine karar verilen nafakanın boşanma ya da ayrılık kararının kesinleşmesi ile birlikte iştirak nafakası şeklinde ödenmesine karar verilir.
İştirak nafakasını, fiili olarak çocuğa bakan eş, çocuğa atanan kayyım ya da vasi ve ayırt etme gücüne (temyiz kudretine) sahip çocuk talep edebilir. (TMK m.329)

İştirak Nafakası kural olarak çocuğun 18 yaşını doldurması, evlenmesi ya da TMK m.12 göre mahkeme kararı ile ergin kılınması sureti ile son bulur. (TMK m.328/1) Ancak çocuk ergin olmasına rağmen eğitim hayatına devam ediyorsa eğitim hayatı sonuna kadar iştirak nafakası ödenmeye devam edilir. (TMK m.182/2)

İştirak Nafakası Nasıl Hesaplanır?

Çocuk için ödenecek nafaka miktarı; çocuğun yaşı, eğitim durumu, günün ekonomik koşullarındaki paranın alım gücü ile genel ihtiyaçlarına uygun olarak ana babanın mali durumları da gözetilmek suretiyle hakim tarafından MK m.4’teki hususlar da dikkate alınarak takdir edilir. (TMK m. 330) Nafaka miktarının belirlenmesinde çocuğun varsa gelirleri de göz önünde bulundurulur. İlköğrenim çağındaki çocuk için kararlaştırılacak nafaka miktarı ile lise ya da üniversite çağındaki çocuk için kararlaştırılacak nafaka miktarı ya da mali durumu daha iyi olan eşin yanında kalan çocuk için kararlaştırılacak nafaka miktarı ile mali durumu daha kötü olan eşin yanında kalan çocuk için kararlaştırılacak nafaka miktarı aynı olmayacaktır.


Medeni Kanunun 182/3 maddesine göre hakim, tarafların istekleri halinde irat şeklinde ödenmesine karar verilen iştirak nafakasının ileriki yıllarda ne miktar arttırılacağını da kararında belirtebilir. Hakim, iştirak nafakasının, her yıl TEFE/TÜFE, DİE, Döviz Artış Kuru, Altın Fiyatları endeksine göre arttırılacağını kararında belirtmek sureti ile sonraki yıllarda ödenecek nafaka miktarını da belirleyebilir. Hakim gelecek yıllarda ödenecek nafaka miktarını belirlememiş olması ya da şartların değişmiş olması durumunda nafaka alacaklısı ya da nafaka borçlusu nafaka uyarlama davası açabilir. (Mesela nafaka borçlusunun mali durumunun çok iyi hale gelmesi, çocuğun liseye, üniversiteye başlaması vs.)

İştirak Nafakası Kaç Yaşına Kadar Ödenir?

İştirak Nafakası kural olarak çocuğun 18 yaşını doldurması, evlenmesi ya da TMK m.12 göre mahkeme kararı ile ergin kılınması sureti ile son bulur. (TMK m.328/1) Ancak çocuk ergin olmasına rağmen eğitim hayatına devam ediyorsa eğitim hayatı sonuna kadar iştirak nafakası ödenmeye devam edilir. (TMK m.182/2)

İştirak Nafakası Hangi Hallerde ve Ne Zaman Kesilir?

İştirak Nafakası, nafaka borçlusunun ölmesi, çocuğun ergin olduktan sonra eğitim hayatına devam etmemesi durumunda, evlenmesi durumlarında kesilir.

İştirak Nafakası Ödenmezse Ne olur?

İştirak Nafakasının ödenmemesi durumunda cebri icra ile tahsili yoluna gidilebilir. Kanun koyucu nafakanın tahsilini kolaylaştırmak için bazı tedbirler ihdas etmiştir.

Yoksulluk Nafakası

Boşanma durumunda ortaya çıkabilecek ekonomik zorlukları hafifletmek amacıyla talep edilen bir nafaka türü olan yoksulluk nafakası, genellikle boşanmanın ardından maddi sıkıntılar yaşayacak olan eşin talep ettiği bir ödemedir. Bu nafaka türü için belirli şartların yerine getirilmesi gereklidir. Boşanma nedeniyle yoksulluğa düşen eş, diğer eşten daha fazla kusurlu olmamak kaydıyla yoksulluk nafakası talep edebilir.


Yoksulluk nafakası talebinde bulunabilmek için ilk şart, boşanma sonucu yoksulluğa düşmüş olmaktır. Yargıtay'ın somut durumları değerlendirmesine göre, zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak gelire sahip olmayanlar yoksul olarak kabul edilir. Ancak, bu durumu belirlemek için tarafların sosyal ve mali durumları dikkate alınır.
Yoksulluk nafakasının ödenmesi için taraflar arasında kusur durumu önemli değildir. Taraflar eşit kusurlu olsalar dahi veya nafaka borçlusunun hiç kusuru olmasa bile hakim, yoksulluk nafakasına hükmedebilir. Ancak, bu nafaka talep edilmelidir, hakim re'sen karar veremez.

Yoksulluk nafakası, süresiz bir nafakadır, ancak belirli şartlarda sona erer. Nafaka alacaklısının evlenmesi, yoksulluğun ortadan kalkması veya haysiyetsiz bir yaşam tarzı benimsemesi durumlarında mahkeme kararı ile sonlandırılabilir.
Hakim, tarafların isteği doğrultusunda irat şeklinde ödenmesine karar verdiği nafakanın ileriki yıllarda ne kadar arttırılacağını da belirleyebilir. Yoksulluk nafakasının, her yıl TEFE/TÜFE, DİE, Döviz Artış Kuru, Altın Fiyatları endeksine göre arttırılması kararında belirtilebilir.

Yoksulluk nafakası talep edecek eş, boşanma sonucu yoksulluğa düşeceğini iddia etmelidir. Eşit kusur durumu olsa bile yoksulluk nafakası talep edilebilir. Hakim resen hareket edemez, talep olmadan bu nafakaya hükmedilemez. Nafaka, şahsa bağlı bir hak olup feragat edilemez, ayrı bir dava ile talep edilebilir.

Yoksulluk nafakası talep eden eş, boşanmadan kaynaklanan maddi zorlukları belgeleyerek hakime sunmalıdır. Hakim, tarafların maddi güçlerini ve somut durumu göz önünde bulundurarak adil bir nafaka miktarı belirler. Ayrıca, hakim her yıl için bir artış oranı da belirleyebilir, ancak bu için tarafların iddia ve delilleri önemlidir.

Yardım Nafakası


Yardım nafakası, alt soy, üst soy ve kardeşlere, dava tarihinden itibaren yoksullukları durumunda talep halinde bağlanan bir nafaka türüdür. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun içtihatlarına göre, bireyin temel ihtiyaçlarını karşılamaya yetmeyen gelire sahip olanlar yoksul olarak kabul edilir. Yardım nafakası, miras sırasına göre talep edilebilir, ancak alt soy nafaka talebinde bulunabilirken kardeşler bu haktan yararlanamazlar.
Yardım nafakası davası açılacak mahkeme, taraflardan birinin yerleşim yerindeki mahkemedir. Hâkim, talep üzerine irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın ilerleyen yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne kadar olacağını belirleyebilir.

Nafaka Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme


Nafaka davalarında görevli mahkeme Aile Mahkemeleridir. Aile Mahkemesinin bulunmadığı yerlerde Asliye Hukuk Mahkemeleri aile mahkemesi sıfatıyla görevlidir.  Nafaka Davalarında Yetkili Mahkeme ise TMK Madde 177 ye göre boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.

Nafaka Artırım Davası


Nafaka artırım davası; Güncel ekonomik durum ve hızla artan masraflar nedeniyle mevcut nafaka miktarının yetersiz olduğu durumlarda, nafaka alacaklıları tarafından nafaka artırım davası açılabilir. Bu dava, mahkeme tarafından belirlenen nafaka miktarının değişen ekonomik koşullar veya nafaka vermekle yükümlü tarafın mali durumundaki iyileşme gibi nedenlerle artık yeterli olmaması durumunda, nafaka alan tarafın nafaka veren tarafa karşı açtığı bir hukuki süreçtir.

Anlaşmalı Boşanma Davasında Nafaka


Anlaşmalı boşanma davalarında nafaka, tazminat ya da yoksulluk nafakası gibi taleplerin protokolde belirtilmemesi durumunda, sonradan bu taleplerde bulunmak genellikle mümkün değildir. Çünkü anlaşmalı boşanmada, çekişmeli davaların aksine kusur tespiti yapılmaz ve bu talepler için belirli şartlar aranır. Ancak, ergin olmayan çocuk için hükmedilen iştirak nafakası, kamu düzenine tabidir. Dolayısıyla, anlaşmalı boşanma protokolünde iştirak nafakasına dair bir madde bulunmasa dahi, boşanma sonrasında ayrı bir nafaka davası açılarak iştirak nafakası talep edilebilir. Bu durumda çocuğun üstün yararı ilkesi göz önünde bulundurulur.

İştirak nafakasından taraflar vazgeçmiş olsalar bile, bu nafakaya dair dava açılabilir veya daha sonra talep edilen miktarın artırımı için dava açılabilir. Zira iştirak nafakası, çocuğun haklarına yönelik bir hüküm içerdiği için tarafların feragati geçerli sayılmaz. Günümüzde, bazı aile mahkemeleri tarafından çocuğun iştirak nafakası için tarafların talepte bulunmamış olmasına rağmen, cüzi bir miktarın resen hükmedilebildiği görülmektedir.


Genel olarak özetleyecek olursak anlaşmalı boşandıktan sonra nafaka davası açılabilir mi? Sorusuna yukarıda özetlendiği gibi cevap verilebilir. Anlaşmalı boşanma davalarında nafaka, tazminat ya da yoksulluk nafakası gibi taleplerin protokolde belirtilmemesi durumunda sonradan nafaka talebinde bulunmak mümkün değildir. Bu nedenle konu hakkında uzman bir boşanma avukatı desteği almak önemlidir.


Nafaka Davası Yargıtay Kararları


Asgari Ücretle Çalışılması Yoksulluk Nafakası Alınmasına Engel Değildir


Daha önce avukatımız tarafından yazılan ve emsal bir Yargıtay kararını ele alan Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2022/6895 Esas 2022/9090 sayılı kararına göre asgari ücretle çalışılması yoksulluk nafakası alınmasına engel değildir şeklinde bir karar vermiştir. Konunun detayı için makalemizi de okuyabilirsiniz.

Birikmiş Nafaka Alacağına Haciz Konulamaz


Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2018/4928 Esas 2019/242 Karar sayılı ilamı ile birikmiş nafaka alacağına haciz konulamaz şeklinde karar vermiştir. Detayları için birikmiş nafaka alacağına haciz konulamaz başlıklı makalemizi okuyabilirsiniz.

Affeden Tarafın Dava Hakkı Yoktur


Medeni Kanunumuza göre evlilik birlikteliği içerisinde affedilen ve hoşgörü ile karşılanan davranışlarnın boşanma davalarında eşlere kusur olarak yüklenemeyeceği belirtilerek affeden tarafın dava hakkının olamayacağına, yani kusur olarak atfedilemeyeceği belirtilmiştir. Detaylar için affeden tarafın dava hakkı yoktur başlıklı makalemizi okuyabilirsiniz.

Boşanma Davasında Kusurlu Eş ve Mirasçılık


Boşanma davası sürerken eşlerden birinin vefat etmesi halinde murisin eşi olan davalının boşanma davasında kusurlu olduğunun tespit edilmesi durumunda  davalı eşin yasal mirasçı olamayacağı ve ölüme bağlı tasarruf ile de sağlanan haklarını da kaybedeceğine ilişkin Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 2019/317 Esas 2019/7570 sayılı kararı. Kararı okumak için boşanma davasında kusurlu eş ve mirasçılık başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.

Son Paylaşımlar
Hukuki Haberler
İlamsız İcra Takibi Nedir ve Nasıl Başlatılır? Adım Adım Güncel Rehber (2025)
Ticari veya bireysel ilişkilerden doğan ve vadesi gelmesine rağmen ödenmeyen alacaklar, her ...
Hukuki Haberler
Tahliye Taahhütnamesi Genel Bilgiler ve Kapsamlı Rehber
Kiracı ve ev sahibi ilişkileri, Türk hukuk sisteminin en dinamik ve en sık uyuşmazlık ...
Hukuki Haberler
Velayet Davası ve Merak Edilen Konular
Aile içi anlaşmazlıkların en hassas başlıklarından biri hiç şüphesiz velayet davasıdır. ...

İletişim

  • info@arcahukuk.com
  • 0312 261 40 01
  • 0533 297 40 01
  • Topçu Mh. Şehit Murat Üçöz Cad. No:49/2 Etimesgut Ankara
  • Mesaj Gönder
  • Kategoriler

    • Kurumsal
    • Hukuki Haberler
    • Emsal Kararlar
    • Çalışma Alanlarımız
    • Ekibimiz
    • Aile ve Boşanma Hukuku
    "Çünkü adalet herkesin hakkıdır."
    Arca Hukuk Danışmanlık Arabuluculuk Av. Mehtap KAMALAK
    Kurumsal
    • Anasayfa
    • Hakkımızda
    • İletişim
    Hukuk Dalları
    • Aile ve Boşanma Hukuku
    • Ceza Hukuku
    • İş Hukuku
    • Tüketici Hukuku
    • Arabuluculuk
    • Tümü
    Kategoriler
    • Hukuki Haberler
    • Emsal Kararlar
    İLETİŞİM
    info@arcahukuk.com
    0312 261 40 01
    Topçu Mh. Şehit Murat Üçöz Cad. No:49/2 Etimesgut Ankara
    Tüm Hakları Saklıdır Arca Hukuk © 2019
    umutcorp
    Çerez Bildirimi

    Sizlere mümkün olan en iyi deneyimi sağlayabilmemiz için tarama oturumunuz hakkında bilgi toplamak amacıyla çerezleri kullanıyoruz.