info@arcahukuk.com
Topçu Mh. Şehit Murat Üçöz Cad. No:49/2 Etimesgut Ankara
Pzt - Cum 09:00-18:00 & Cmt 10:00-18:00
Türkçe
EnglishTürkçe
0312 261 40 01
0533 297 40 01
DAVA TAKİBİRandevu
  • ANASAYFA
  • KURUMSAL  
    Hakkımızda
  • HUKUK DALLARI  
    İş HukukuAile ve Boşanma HukukuCeza HukukuTüketici HukukuTazminat HukukuArabuluculukİcra ve İflas HukukuTümü
  • HUKUK HABERLERİ
  • İLETİŞİM

Deprem Hukuku Rehberi

  • Anasayfa
  • Hukuki Haberler
  • Deprem Hukuku Rehberi
Hukuki Haberler

Deprem Hukuku Rehberi

6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen deprem felaketi 10 ilimizde çok ciddi yıkıma, can kaybına ve yaralanmalara sebebiyet vermiştir. Öncelikle meydana gelen bu elim hadise neticesi vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz. Gerek 1999 depremi sonrası ve gerekse ülkemizde yaşanan diğer depremler sonrası hukuki adımlar atılmış ve bu konuda Türkiye Barolar Birliği ve diğer barolar güncellemeler ile Deprem Hukuku bağlamında izlenebilecek yollara ilişkin çeşitli rehberler hazırlamışlardır.

Bu yazımızda bu rehberlere ulaşabileceğiniz adresler ile özet bilgileri sunulacaktır. Ayrıca gerekli talepler için dilekçe örnekleri de sunulacaktır.

1 - Depremzedeler İçin Hukuk Rehberi

Türkiye Barolar Birliği tarafından 15 Şubat 2023 tarihinde hazırlanan rehber ilk olarak 1999 depremi sonrası hazırlanmıştır.  Belirtilen tarihte de güncellenerek tekrar yayına konmuştur. Rehber gerek Ceza Hukuku yönünden gerekse Özel Hukuk veya Kamu Hukukunun farklı alanları yönünden vatandaşların haklarını ayrıntılı olarak açıklamaktadır.

Depremzedeler İçin Hukuk Rehberi'ne buradan ulaşabilirsiniz.

2 - Deprem Hukuku Rehberi

İstanbul Barosu tarafından 15 Şubat 2023 tarihinde hazırlanan rehberde; depremden etkilenen illerdeki vatandaşların ve avukatların yararlanması için gerekli açıklamalar yapılmıştır.  “Deprem Hukuku Rehberi” ne buradan ulaşabilirsiniz.

Dilekçe Örnekleri

Ev Hasar Tespiti Dilekçe Örneği

Depremzede vatandaşlarımız ilgili kaymakamlıklara aşağıdaki dilekçe örneğini sunarak işyeri veya konutlarında meydana gelen hasarın tespiti hakkında talepte bulunabilmektedirler. Deprem, kısaca ev hasar tespiti dilekçe örneği aşağıdadır.

Hasar Tespit Talebi Dilekçe Örneğine yazı ekinden ulaşabilirsiniz.

……/……/2023

 

T.C.

…………………… KAYMAKAMLIĞINA

 

 

TALEPTE BULUNANIN :

Adı Soyadı                 :

T.C. Kimlik No                      :

Adresi                         :

GSM                           :

 

TAŞINMAZIN                     :

Adresi                         :

Ada No                      :

Parsel No                    :

 

KONUSU                              :Hasar tespit talebinden ibarettir.

 

AÇIKLAMALAR               :

 

06/02/2023 tarihinde 9 saat ara ile meydana gelen 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki iki farklı deprem deprem/afet sonucu ............................. İli ....................... İlçesi ........................... Mahallesi ........................ Sokağı .............. Numara evimde/işyerimde[1]hasar oluşmuştur.

 

Can ve mal güvenliği açısından gerekli olan hasar tespit çalışmalarının yapılması hususunda bilgi ve gereğini arz ve talep ederim.

 

Ad Soyad

İmza



[1] Somut olaya uygun olan ifade kullanılmalıdır. Hem eviniz hem de işyerini hasar görmüş ise ikisi de açıkça belirtilmelidir.

Deprem Suç Duyurusu Dilekçe Örneği

Deprem sonrası yıkılan binalar ve kaybedilen canlar için ilgili kişilere açılacak davalar ile ilgili deprem suç duyurusu dilekçe örneği, yazımız ek dosyalarında mevcuttur.

…..CUMHURİYETBAŞSAVCILIĞINA

 

İHBAR EDENLER

/MÜŞTEKİLER    : 1-….

2-…

 

 

        

İVEDİLİKLE TESPİT EDİLMESİ GEREKEN

ŞÜPHELİLER       : 06.02.2023 tarihinde Kahramanmaraş ili Pazarcık ve Elbistan ilçeleri merkezli meydana gelen depremlerde yıkılan binaların müteahhitleri ile yapı ruhsatı veren, iskan ruhsatı veren, denetim görevini yerine getiren ve bu işlemlerin gerçekleşmesinde sorumluluğu bulunduğu tespit edilecek diğer kişiler.

 

SUÇ                                     :Türk Ceza Kanunu’nun 81 ve devamı maddeleri ve 21. Maddesinin 1 ve 2. Fıkraları uyarınca kasten öldürme suçu/ eylemi taksir boyutunda kalan şüpheliler yönünden TCK 85. maddesi2. Fıkrası ve ilgili hükümler uyarınca bilinçli taksirle öldürme suçu, soruşturma kapsamında toplanan delillere göre re’sen tespit edilecek suçlar.

SUÇ TARİHİ         : 06.02.2023

 

SUÇ YERİ                          : Kahramanmaraş, Gaziantep, Malatya, Diyarbakır, Kilis, Şanlıurfa, Adıyaman, Hatay, Osmaniye, Adana illerinin tüm ilçeleri ile depremden zarar gören diğer il ve ilçeler

KONU                                 : 06.02.2023 tarihinde meydana gelen ve yukarıda sayılı olanancak bunlarla da sınırlı kalmamak kaydıyla diğer illerde sonuçları ortaya çıkandepremler nedeniyle tarafımızca belirtilen ve savcılık tarafından re’sen araştırılması neticesinde tespiti yapılacak olan, ilgili Deprem Yönetmeliği’ne uygun olmayan yapılar ve binalar inşa eden müteahhitler, bu yapılara ruhsat, imar ve iskân izinleri veren tespiti yapılacak yetkililer, denetiminde olumlu rapor veren tespit edilecek şahıslar ve savcılık tarafından tespit edilecek diğer şüphelilerin kasten (ilgili şüphelinin fiiline göre takdiren doğrudan kast/ olası kast) öldürme suçunu ve taksirle sorumlu olanlar yönünden bilinçli taksirle öldürme suçuna dayalı iddianame düzenlenerek kamu davası açılması talepli suç duyurumuz hakkındadır.

AÇIKLAMALAR :

06.02.2023 tarihinde Kahramanmaraş iline bağlı Pazarcık veElbistanilçelerindemeydana gelen depremler özellikle Kahramanmaraş, Malatya, Diyarbakır, Kilis, Şanlıurfa, Adıyaman, Hatay, Osmaniye, Gaziantep ve Adana olmak üzere çok sayıda ilde, ilçede ve köylerdetelafisi imkansızyıkımlara,ölümlere, ağır ve hafif yaralanmalara yol açmıştır. Özellikle Kahramanmaraş, Hatay, Gaziantep/İslahiye, Adıyaman adeta enkaz şehirlere dönüşmüştür.

Tarafımızca tespit edilebildiği kadarıyla bilgileri verilen ve re’senyapılacak soruşturma kapsamında tespit edilecek sorumluluğu bulunan şirketlerin / resmi kurumların yöneticileri, yetkilileri, sorumluluğu bulunan çalışanları ve sorumluluğu olan diğer gerçek kişilerin pek çok yıkım,ölüm ve yaralanma yaşamasını öngörmesine rağmen ilgili hukuka aykırı eylemleri gerçekleştirmelerine dayalı olarak bu afetten dolayı telafisi imkansız zararlar meydana gelmiştir.Sorumlular, yetkililer ve bağlantılı diğer kişiler yönünden gerekli soruşturmanın yapılması ve iddianame düzenlenerekhaklarında kamu davası açılmasını talep etmekteyiz.

1.             Kast veya olası kastın varlığı açıktır. Meydana gelen deprem afeti nedeniyle halen ölü ve yaralı sayısı tam olarak tespit edilememiştir ve uzun bir süre boyunca da tespit edilemeyecektir. Zira tespit edilecek şüphelilerin eylemleri nedeniyle pek çok şehrimiz adeta tarih sahnesinden silinmiştir. Türkiye’de yıllardır güncellenerek uygulanmakta olan deprem yönetmelikleri uluslararası standarda sahiptir ancak şehirlerimizin hayalet şehirlere dönüşmesine sebebiyet veren yıkımın failleri deprem yönetmeliğine uygun yapılar, binalar inşa etmeyerek insanların adeta mezarlarında yaşamalarına sebep olan fiilleridir. Açıklamamızın özü şudur: binaların inşa edildiği sırada deprem yönetmeliklerinin uygulanmamasının anlamı şiddetli bir deprem meydana geldiğinde ilgili deprem yönetmeliğine uygun yapılsaydı yıkılmayacak olan binaların enkaza dönüşmesinin bilinmesine rağmen bu hukuka aykırı eylemin gerçekleştirilmesidir. Bu nedenle kastın, en azından öngörülmesine rağmen fiilin işlenmesine yönelik olan olası kastın varlığına şüphe bulunmamaktadır. Belirtmek isteriz ki; sorumluların taksir sorumluluğuna gidilmesi halinde bunun hesabı kaybedilen canların yakınlarına verilemeyecek ve hatta bu taksir sorumluluğu şüpheliler nezdinde bayram hediyesi etkisi yaratacaktır. Ancak cezaların caydırıcı olması benzer eylemlerin gerçekleşmesini önleyebileceğinden dolayı deprem nedeniyle meydana gelecek yıkımın öngörülmesine rağmen fiilin gerçekleştirilmesi tartışmasız şekilde ortada olduğundan olası kastın varlığının kabul edilerek iddianame tanzimi gerekmektedir.

 

Türk Ceza Kanunu

Kast

Madde 21- (1) Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır. Kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir. (2) Kişinin, suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, fiili işlemesi halinde olası kast vardır. Bu halde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda müebbet hapis cezasına, müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur; diğer suçlarda ise temel ceza üçte birden yarısına kadar indirilir.

 

Kasten öldürme

Madde 81- (1) “Bir insanı kasten öldüren kişi, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır” ve somut olaylara uygun düştüğü ölçüde devam eden hükümler, nitelikli haller ve ihmali davranışla suçun işlenmesi.

 

 

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 83. maddesi gerekçesi uyarınca ihmal, kişiye belli bir icraidavranışta bulunma yükümlülüğününyüklendiği hallerde, bu yükümlülüğe uygun davranılmaması olarak tanımlanmış ve özel duruma ilişkin, yeni Türk Ceza Mevzuatı içerisindeözel bir suç tipi olarak düzenlenmiştir. Kişinin yerine getirmekle yükümlü olduğudavranışıgerçekleştirmemesi nedeniyle meydana gelen neticeden sorumlu tutulabilmesi içinsöz konusu yükümlülük ihmalinin icraidavranışaeşdeğer olması gerekmektedir.Dolayısıyla, her türlü yükümlülük ihmali değil ancak icraidavranışaeşdeğer kabul edilebilen yükümlülük ihmali, ihmal suretiyle kasten öldürmesuçunuoluşturacaktır. 5237 sayılı TCK’nın 83/f. Maddesi uyarınca kimlerin “ölüm neticesini önleme hukuki yükümlülüğü altında bulunan kimse”sayılabileceğinin, kanundan kaynaklı olarak doğrudan ya da dolaylı olarak neticeyi önlemeyükümlülüğü belirleyecektir. Belli bir icraidavranışta bulunmak ve bu şekildeölüm neticesini engellemek hususunda kanundan kaynaklanan yükümlülüğü bulunan kişi, bu yükümlülüğünü yerine getirmiyor ve bu ihmali davranış sonucunda ölüm neticesi gerçekleşiyorsa, bu kişi ihmal suretiyle kasten öldürmesuçunun failidir.Bu suçun faili olan şüphelilerin de detaylı soruşturma ve araştırmalarla tespiti gerekemekte olup, tespit edilecek şüpheliler hakkında da atılı suçtan dolayı iddianame tanzim edilmesi gerekmektedir.

 

Kasten öldürmenin ihmali davranışlaişlenmesi

Madde 83- “(1) Kişininyükümlü olduğu belli bir icraidavranışıgerçekleştirmemesi dolayısıyla meydana gelen ölüm neticesinden sorumlu tutulabilmesi için, bu neticenin oluşumuna sebebiyet veren yükümlülük ihmalinin icraidavranışaeşdeğer olması gerekir.

(2) İhmali ve icraidavranışıneşdeğer kabul edilebilmesi için, kişinin;

a) Belli bir icraidavranışta bulunmak hususunda kanuni düzenlemelerden veya sözleşmeden kaynaklanan bir yükümlülüğünün bulunması,

b) Öncedengerçekleştirdiğidavranışınbaşkalarının hayatı ile ilgili olarak tehlikeli bir durum oluşturması, gerekir.

(3) Belli bir yükümlülüğün ihmali ile ölüme neden olan kişi hakkında, temel ceza olarak, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine onbeş yıldan yirmi yıla kadar, diğer hallerde ise on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunabileceği gibi, cezada indirim de yapılmayabilir.”

 

 

 

Yine deher şüphelinin olası kast ile hareket etmiş olduğunun kabulü hakkaniyetle bağdaşmayabilecektir. Şayet binanın yapımında bir kusur var ise salt binanın yapımı sırasında görev almak ceza sorumluluğunu gündeme getirmeyecek, yerine getirilmeyen eksik bırakılan hususun neticenin gerçekleşmesine katkısı araştırılarak sorumluluk belirlenmesi gerektiği dikkate alınmalıdır. Emir talimat ilişkisi ile çalışmakta olan birtakım çalışanların, personellerin kast yerine ihmali davranışlarından söz edilebilecektir. Durumlar somut olaya göre değerlendirilerek olası kastı bulunmayan, neticeyi istememesine rağmen neticenin gerçekleşmiş olduğu şüpheliler yönünden bilinçli taksire dayalı olarak iddianame tanzim edilmesi yerinde olacaktır.

 

Taksir

Madde 22/3-“ Kişinin öngördüğü neticeyi istememesine karşın, neticenin meydana gelmesi halinde bilinçli taksir vardır; bu halde taksirli suça ilişkin ceza üçte birden yarısına kadar artırılır.”

 

Taksirle öldürme

Madde 85- “(1) Taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Fiil, birden fazla insanın ölümüne ya da bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmuş ise, kişi iki yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”

 

2.             Tarafımızca belirtilen ve soruşturma neticesinde tespit edilecek şüphelilerinkişilerinyukarıda belirtilen eylemleri gerçekleştirdikleri anlaşılmaktadır. Deprem afeti nedeniyle yaşanan can ve mal kayıplarından, yaralanmalardan tespit edilecek tüm kişiler suçun faili konumundadır.Meydana gelen felakette hayatını kaybeden, yaralanan, zarar gören binlerce insana ve yakınlarına karşı kasten öldürme suçunu7 ve üzeri bir depremde binaların enkaza dönüşeceğini ÖNGÖRMESİNE RAĞMENyapan, bunların yapılmasına izin veren, denetimden olumlu rapor veren veyahut denetlemeyenkişiler, şirketlerin ve ilgili kamu kurumlarının yetkilileri kasten hareket eden fail/şüpheli sıfatıyla sorumludur.Suçun maddi unsuru gerçekleşmiştir.

 

T.C. Yargıtay 12 Ceza Dairesi’nin 01.03.2013 T., 2012/11165 E., - 2013/4980 K. sayılı emsal kararında; meydana gelen deprem felaketi şüphelisi müteahhit ve inşaat sorumlularının, bölgenin fay hattı olmasının da ötesinde, herhangi bir dış müdahale ile dahi yaşanması muhtemel yıkım tehlikesi ve ölüm neticelerini göze almak, hatta "olursa olsun" düşüncesi ile hareket ederek kabullenmek suretiyle yaşam hakkının ihlal edildiği, yapıları hatalı ve hileli olarak inşa ettikleri, böylesi bir felaketi öngörülmekle birlikte gerçekleşmeyeceği davranış biçimi içerisinde olduklarına şüphe bulunmamaktadır.(Türkiye Barolar Birliğ’'nin 09.02.2023 tarihli Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı’na Suç Duyurusu)

 

3.             Gerçekleşen netice ile eylem arasında nedensellik bağı mevcuttur.Dünya’daki örneklere bakıldığında; örneğin Japonya’da 9 büyüklüğündeki depremde kimse enkaz altında kalarak can vermemiştir.Ülkemizde meydana gelen işbu deprem Japonya’daki depremle kıyaslandığında ölçek ve yıkıcılık bakımından oldukça düşük olmasına rağmen binlerce binanın yıkılması ve on binlerce insanın ölmesi ne kader ne de mistik güçlerle açıklanabilecektir. Ülkemizde meydana gelen yıkımların sebebi şüphelilerin kast veya değerlendirmeye göre ihmalle işledikleri suçlardır. Şöyle ki, depremde yıkılmayan yapılarda pek çok vatandaşımız da depremden sağ salim kurtulmuş olup, bu husus nedenin deprem değil deprem yönetmeliği dikkate alınmaksızın çürük yapılan yapıların depremin etkisi ile enkaza dönüşmesidir.Nedensellik bağının varlığına kuşku bulunmamaktadır. Ayrıca müteahhitler, yapı ruhsatı verenler, yapıyı denetleyenler ve bu yapılara iskan izni verenlerden bu neticeyi öngörmeleri beklenebilir. Zira depremin gerçekleştiği bölgede 7 ve üzerinde şiddette deprem beklenildiği özellikle 1999 depremi ve son olarak Elazığ ve İzmir depremleriakabinde defalarca Prof. Dr. Naci Görür ve pek çok jeoloji uzmanı tarafından ifade edilmiş, ülkemiz topyekün olarak ısrarla uyarılmıştır. Kaldı ki, jeoloji uzmanı olmayan ve günlük hayatında bu konularla hiçbir şekilde ilgilenmeyen vatandaşlarımız bile ülkemizin bir deprem bölgesi olduğunu ve ihbarımıza konu bölgelerin birinci derece deprem kuşağında olduğunu ve şiddetli bir deprem olabileceğini bilmektedirler. Depremin mücbir sebep olduğu iddiaları yönünden bir olayın mücbir sebep olarak değerlendirilebilmesi için ‘öngörülemez’ -‘önlenemez’ nitelikte olması gerekmektedir. Her ne kadar depremin net olarak ne zaman ve nasıl cereyan edeceği bilinemez ve öngörülemez olsa da Türkiye’nin aktif fay kuşağında olduğu birçok depreme şahitlik yaptığı ve bu depremlerin de ciddi yıkımlara neden olduğu şüphesiz ki bilinmektedir. Ayrıca günümüzdeki teknolojik gelişmeler, fay haritaları ve jeolojik araştırmalar bizlere belli açıdan net veriler sunabilmektedir. Böyle bakıldığında Türkiye’deki bir kasırganın oluşmasının teşkil edeceği öngörülemezlik ile yıkıcı bir deprem için öngörülemezlik durumu tamamen farklı bir zemindedir.

Netice itibariyle, 6.02.2023 tarihindeki depremin neticesinde yıkımların meydana gelmesinin tespit edilecek faillere objektif olarak isnat edilebileceği tartışmasız şekilde açıktır.

 

4.             BİRDEN FAZLA İNSAN ÖLDÜRME NİTELİKLİ HALİ VE MÜTEAHHİDİN BİRDEN FAZLA YAPISININ YIKILMIŞ OLMASI

 

AİHM M. Özel ve diğerleri vs Türkiye davasındaki (Başvuru No: 14350/05,15245/05 ve 16051/05 kararı) karar da dikkate alınarak belirtilen ve tarafınızca yapılacak araştırma sonucunda tespit edilecek şüphelilerin yapımını üstlendiği her bir bina, alınan her bir yapı ruhsatı, alınan her bir imar ve iskan izni, denetim sonucu verilen her olumlu rapor bakımından şüphelilerin ayrı ayrı cezalandırılması gerekmektedir.İlgili kararda da müteahhidin altı kere ruhsat alması sebebiyle, sanık müteahhit her bir yapı ruhsatı bakımından 6 kere cezalandırılmıştır.

 

5237 sayılı yasanın 43/3 hükmü istisnaları saklı kalmakla beraber, bu istisnalar dışındaki telafisi güç zararlar bakımından da şikâyet edilenlerin birlikte ya da tek başlarına gerçekleştirdikleri ya da gerçekleştirmeleri gerekirken bilerek ve isteyerek eylemler sonucunda yasanın 43/2 hükmüne göre zincirleme biçiminde gerçekleşen suçlar silsilesi ayrıca nazara alınmalıdır.

 

5.             Faillerin kaçma şüphesi mevcuttur. Hatta bu husus o kadar açıktır ki henüz 72 saat dolmadan ülkeyi terk eden müteahhitler ve sorumlular haber konusu olmuştur. (EK HABER KÜPÜRÜ). Ayrıca ülkemizde daha önce meydana gelen benzer depremlerde de müteahhitler henüz haklarında uygun tedbirler alınamadan ülkeyi terk ederek kaçmışlardır. Bu nedenle meydana gelen bu büyük yıkımda sorumluların yine kaçma ihtimalinin çok yüksek olduğu gözetilerek uygun tedbirler alınmalıdır. Ayrıca şüphelilerin yalnızca kaçma değil delilleri karartma şüphesi de oldukça yüksektir. Kaçma ve delil karartma şüphesi gözetilerek, CMK m. 100 uyarınca şartları oluştuğundan ve suçun alt ve üst sınırları da dikkate alınarak, meydana gelen can kayıplarından milyonlarca vatandaşımızın günlerdir gözüne uyku girmediği bir elemin varlığı da hesaba katılarak tespit edilecek şüphelilerin TUTUKLANMASI gerekmektedir. İlgili sulh ceza mahkemesinden tutuklama talep edilmesi zaruridir.Aksi kanaatte olunduğu takdirde ise en azından yurt dışına çıkış yasağı başta olmak üzere gerekli tüm adli kontrol hükümlerinin birlikte uygulanması gerekmektedir. Bunun da uygulanmaması halinde ise soruşturmaların amacına ulaşmayacağı aşikardır.

 

6.             Ayrıca haberler ve sosyal medyada gündem olduğu üzere Av. Bedia Büyükgebiz’in videolu şekilde Hatay’da Yapı Denetim ve Yapı Malzeme Şube Müdürlüğü’nde yer alan iş yeri ve konutların laboratuvar test sonuç evraklarının bulunduğu binanın yıkılacağı bilgisi paylaşılmıştır. Bu paylaşımın sosyal medyada gündem olması akabinde gerçekten de bu bina yıkılmıştır. Bu nedenle de gerçek anlamda ve ciddi şekilde delillerin karartılması tehlikesi bulunmakta olup, halihazırda bazı deliller çoktan karartılmıştır.Medyaya sunulan görüntülerde ilgili müdürlüğün evraklarının ve delillerin enkaz altında kaldığı görülmektedir. (https://twitter.com/Haber/status/1624435093119897602) (https://www.cumhuriyet.com.tr/turkiye/delil-karartma-iddiasi-hatayda-resmi-evraklarin-oldugu-binaya-yikim-karari-2050821) (https://artigercek.com/guncel/enkazlar-savci-denetiminde-kaldirilmali-deliller-karartilabilir-238727h)

 

7.             Ayrıca tüm teknik hususlar kapsamında itibar edilebilir bilirkişilerden bilirkişi raporu alınması, yerinde incelemeler yapılması ve tüm uzmanlığa dayalı delillerin ve verilerin toplatılarak dosyanın iddianame tanzim edilecek yeterliliğe ulaştırılması önem arz etmektedir.

 

8.             İlgili sorumluların tespiti için yıkılan yapıların müteahhitleri ile yapı ruhsatı veren, iskan ruhsatı veren, denetim görevini yerine ve bu işlemlerin gerçekleşmesinde sorumluluğu bulunan diğer kişilerin resmi veriler ışığında tespit edilebilmesi için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ilgili birimlerine, Belediyelere, ilgili kamu kurumları/kuruluşlarına/ tüzel kişilere ve gerçek kişilere müzekkere yazılarak ilgili binaların yapımında görev alan gerçek ve tüzel kişilerin isim, adres, tc ve diğer bilgilerinin temin edilmesi gerekmektedir. Bu hususta, şüphelilerin kaçma şüphesi içerisinde oldukları kanaatimizce açık olduğundan, söz konusu müzekkerelerin tarafımıza elden takipli olarak verilmesini ve bu şekilde ihbar edenler olarak soruşturmanın hızlı ve etkin yürütülmesine destek olabilmeyi talep etmekteyiz.

 

9.             Belirtmek isteriz ki, anılan suçlar şikayete tabi olmayıp, resen soruşturmaya tabi suçlardandır. Ayrıca hayatını, yakınlarını kaybeden mağdurlar / depremzedeler dışında; bu suçtan zarar görenlerin tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olduğunun bilincinde olunarak bu soruşturmaların özenle yürütülmesinin ve zaman kaybının telafisinin mümkün olmayacağının önemini vurgulamak isteriz.

 

10.         İşbu depremde yıkılan binalara ilişkin olarak; bina, yükümlülüklerine uygun inşa edilmiş olmasına rağmen binanın inşasının ardından binanın sağlığına etki edecek faaliyetlerin gerçekleştirilmişse,örneğin binanın altına mağaza vb. açılması için kolonların kesilmesi gibi, şayet bu faaliyetler binanın yıkılmasına katkı sağlamışsa bu eylemlerin ve bu eylemlerin sorumlularının / şüphelilerinin ayrıca tespit edilmesini atılı suçlardan haklarında iddianame tanzimini talep ediyoruz.

 

11.         Suç tarihi 06.02.2023 olarak kabul edilmelidir. Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2001/2636 Esas 2001/2900 Karar 19.11.2001 tarihli içtihadında ‘… deprem nedeniyle bina yıkılmasının suç tarihi binanın yıkıldığı tarihtir.’ diyerek suç tarihi ve zamanaşımı konusuna açıklık getirmiştir. Bu halde yapılan binalar bakımından zamanaşımının işlememiş olacaı sabittir.

 

12.         Anayasa Mahkemesi, Bayram oteli davasında başvurucuların cezasızlık iddialarını AİHM içtihadını esas alarak çözümlemiştir. AİHM Anayasa’nın 17. maddesinde korunan yaşam hakkının iki farklı yükümlülük doğurduğunu belirtmektedir: Esas ve usul ödevleri.Yaşam hakkının esasa ilişkin yönü, bir yandan devlete negatif olarak öldürmeme ödevi yüklerken öte yandan yetkisi altında bulunan kişilerin kamusal makamlar, diğer bireyler ve kendisinden kaynaklanabilecek risklere karşı korunması konusunda devlete pozitif bir ödev yükler. Bu ödev, önleme ödevidir.

 

Anayasa Mahkemesi’ne göre devlet, doğal olmayan her ölüm olayının sorumlularının belirlenmesini ve gerekirse cezalandırılmasını sağlayacak etkili bir soruşturma yürütmek zorundadır.İstisnai olarakihmal nedeniyle meydana gelen ölümlerde ihmal nedeniyle meydana gelen ölümlerin tümünde ceza soruşturması gerekmeyebilir. Eğer fiziksel bütünlüğe kasten saldırıda bulunulmamışsa; mağdurlara hukuki, idari ve hatta disiplin yollarının açık olması yeterli olabilir. Ancak Anayasa Mahkemesi’nin bu bağlamda gönderme yaptığı kararların ikisi de (Vo/Fransa ve Calvelli ve Ciglio/İtalya) hekimlerin dikkatsizlik ve meslek hatasından kaynaklanan ölüm vakalarıdır.AİHM, bu kararlarda tıbbi ihmalleri örnek olarak göstermiştir, ancak başka hangi ihmal yoluyla ölüm olaylarında ceza hukuku dışındaki önlemlerin yeterli görülebileceğini belirtmemiştir. İşbu davalar bakımından da ceza hukuku dışındaki önlemlerin yeterli görülmeyeceği açıktır.

 

Bir yarı pilot karar şeklinde okunması gereken Bayram Oteli Kararına bakıldığında davamız ile benzerliği de dikkate alınarak şüpheliler hakkında cezai sorumluluğun doğduğunun tespiti ile yargılamanın tüm aşamalarında bu karar baz alınarak sürecin yürütülmesini talep ediyoruz. 

 

13.         Açıkladığımız ve resen gözetilecek nedenlerle; tüm şüphelilerin tespitini, şüphelilerin tutuklanmak üzere sulh ceza hakimliğine sevkini, şüpheliler hakkında atılı suçlar yönünden iddianame düzenlenmesini talep etme zarureti hasıl olmuştur.

 

NETİCE VE TALEP        :

Yukarıda ayrıntılı olarak açıkladığımız nedenler vere’sengözetilecek hususlar kapsamında;

1.             Tüm şüphelilerin zaman kaybedilmeksizin tespitini, tespiti için gerekli olan müzekkerelerin gerekirse elden takipli olarak tarafımıza verilmesini,

2.             Şüphelilerin alabileceği cezanın alt ve üst sınırı, kaçma şüphesi, delil karartma şüphesi ve caydırıcılığın sağlanabilmesi hususları bir arada gözetilerek TUTUKLAMA talebiyle sulh ceza mahkemesine sevkini, aksi takdirde başta yurt dışına çıkış yasağı olmak üzere adli kontrol hükümlerinin uygulanmasını,

3.             Başta müteaahhitler ve tüm sorumlulular, ayrıca bağlantılı tüzel kişiler yönünden zararın boyutu da gözetilerek tüm malvarlıkları üzerine tedbir konulmasını ve bu suretle zararların karşılanamamasına sebebiyet verecek şekilde devrinin - mal kaçırılmasının önlenmesini,

4.             Enkaz kaldırma çalışmalarına başlanmadan önce nispeten sağlam vaziyette olan kiriş ve kolanların enkazdan ayrı bir şekilde alınmasını ve muhafazasını,

5.             Ayrılan kolon ve kirişlere numara verilerek fotoğraflanması, karot örneği alınması ve akabinde alınan karotların numaralandırılması ve alındıkları yerleri gösterir şekilde fotoğraflanmasını,

6.             Laboratuvara beton dayanım sınıfı testine götürülecek karot sayısının iki katı kadar karot örneği alınması, teste tabi tutulmayan diğer karotların emanette saklanmasını,

7.             Alınan tüm karotlarınpatpalı poşetlerde ve kutulanarak saklanması ve taşınmasını,

8.             Enkazdan demir donatı örnekleri alınması (teste tabi tutulacak miktarın iki katı kadar) numaralandırılması ve fotoğraflanmasını,

9.             Projedeki kolon sayısı yerleri ve ebatları ile yapım inşadaki kolonların kıyaslanmasının sağlanması için enkazın tamamen temele kadar traşlanması akabinde temelin fotoğraflarının çekilmesini (imkan dahilinde tepeden drone ile),

10.         Yapılardaki kolonların içerisindeki demir donattı miktarı, çapları ve kolonların ebatları belirlenmesini,

11.         Binanın projesine uygun yapılıp yapılmadığına (beton sınıfı, donatı çapı, kolon sayısı) ve kolon demirlerini ve kiriş demirlerini saran etriyelerinçapları ve yerleştirilme aralıklarının araştırılmasını,

12.         İvedi şekilde belediye dosyalarından yapının müteahhidi, yapı 2001 öncesi ise fenni mesulleri, 2001 sonrası ise yapı denetim şirketi ve o inşaatta görevlendirilen yapı denetim personelleri, yapı eski, ise bine sürveyanı, yeni ise şantiye şeflerinin tespit edilmesini,

13.         Binaların tarihleri yeni ise vergi dairesindeki dosyalarından beton ve demir donatı faturalarının tespiti ve ilgili şirketlerden celbini,

14.         Çevre ve şehircilik il müdürlüğüne müzekkere yazılarak binalar hakkında yapı kayıt belgesi olup olmadığı var ise kim/kimler tarafından alındığı, mahiyetinin ne olduğunun tespiti,

15.         Binaların son ve geçmişteki apartman yöneticilerinin tespiti için tüm noterlere müzekkere yazılarak kat malikleri defteri noter onaylarının suretlerinin istenmesi,

16.         Binanın daha önce güçlendirme geçirip geçirmediğinin tespiti, geçirmişse güçlendirme işlemlerinin kim tarafından takip edildiği, kimlere yahut hangi şirketlere yaptırıldığının tespitini,

17.         Bina güçlendirme geçirmişse belediyeden güçlendirme ruhsatının alınıp alınmadığının tespitini,

18.         Önceki depremler sonrası bina hakkında tutulan bir tutanak olup olmadığı varsa hasar durumunun hangi seviyede tespit edildiğini,

19.         Bina hakkında riskli yapı tespiti yapılıp yapılmadığının öğrenilmesi için ilgili kurumlara müzekkere yazılması, buna ilişkin tespit varsa yıkım işlemlerinin neden gerçekleştirilmediğinin, kimlerin karşı çıktığının tespitini,

20.         Nihayetinde, tespit edilecek şüphelilerin somut olaylara TCK m. 81 ve 21 uyarınca kastla/ olası kastla öldürme suçu; aksi kanaatte olunduğu takdirde ise TCK m. 85/2 ve 22/3 uyarınca bilinçli taksirle öldürme suçuna dayalı olarak kamu davası açılmak üzere iddianame tanzimini, ayrıca kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi suçu bağlamında suçun faili olan şüphelilerin detaylı soruşturma ve araştırmalarla tespiti ile tespit edilecek şüpheliler hakkında da TCK m. 83 uyarınca kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi suçtan dolayı iddianame tanzimini; takipsizlik kararı verilmesi kanaati oluşur ise de bu soruşturma dosyasının diğer aynı konulu soruşturmalar ile birleştirilmesini,

saygılarımızla talep ederiz.

İHBAR EDENLER

Av. …..

….




Yazımız içerisinde geçen gerek rehberler gerekse dilekçe örnekleri deprem hukuku yönünden haklarınızı arama konusunda sizlere rehberlik edecektir. Bu konuda daha fazla mağduriyet yaşamama adına hukuki yardım almak lehinize olur. Arca Hukuk, etimesgut avukat olarak uzman kadrosu ile hizmet vermektedir.





Son Paylaşımlar
Hukuki Haberler
İlamsız İcra Takibi Nedir ve Nasıl Başlatılır? Adım Adım Güncel Rehber (2025)
Ticari veya bireysel ilişkilerden doğan ve vadesi gelmesine rağmen ödenmeyen alacaklar, her ...
Hukuki Haberler
Tahliye Taahhütnamesi Genel Bilgiler ve Kapsamlı Rehber
Kiracı ve ev sahibi ilişkileri, Türk hukuk sisteminin en dinamik ve en sık uyuşmazlık ...
Hukuki Haberler
Velayet Davası ve Merak Edilen Konular
Aile içi anlaşmazlıkların en hassas başlıklarından biri hiç şüphesiz velayet davasıdır. ...

İletişim

  • info@arcahukuk.com
  • 0312 261 40 01
  • 0533 297 40 01
  • Topçu Mh. Şehit Murat Üçöz Cad. No:49/2 Etimesgut Ankara
  • Mesaj Gönder
  • Kategoriler

    • Kurumsal
    • Hukuki Haberler
    • Emsal Kararlar
    • Çalışma Alanlarımız
    • Ekibimiz
    "Çünkü adalet herkesin hakkıdır."
    Arca Hukuk Danışmanlık Arabuluculuk Av. Mehtap KAMALAK
    Kurumsal
    • Anasayfa
    • Hakkımızda
    • İletişim
    Hukuk Dalları
    • Aile ve Boşanma Hukuku
    • Ceza Hukuku
    • İş Hukuku
    • Tüketici Hukuku
    • Arabuluculuk
    • Tümü
    Kategoriler
    • Hukuki Haberler
    • Emsal Kararlar
    İLETİŞİM
    info@arcahukuk.com
    0312 261 40 01
    Topçu Mh. Şehit Murat Üçöz Cad. No:49/2 Etimesgut Ankara
    Tüm Hakları Saklıdır Arca Hukuk © 2019
    umutcorp
    Çerez Bildirimi

    Sizlere mümkün olan en iyi deneyimi sağlayabilmemiz için tarama oturumunuz hakkında bilgi toplamak amacıyla çerezleri kullanıyoruz.